Saturday, 17 October 2009

Useful Turkish Phrases Used In Cooking

This page is constantly being updated as I discover new phrases.

acı - hot/peppery/bitter
açar - hors d'oeuvre/appetizer
adet - number/unit
ağır - strong (flavour)
ahcılık - cookery/cuisine
alakok (soft-boiled) (as in egg)
alimünyum kaıt - aluminum foil
arası - between
artan - remaining/left over
aş - cooked food
ayazlanmak - to be cooled
ayçekerdekli - sunflower seeded
ayıklamak - to shell (peas, beans, nuts)
ayırmak - to separate
azar azar - little by little
azıcık - very small amount/just a little bit
bademli - with almonds
baharat - spices/herbs
baharatlı/baharalı - spiced/spicy
baklava açmak - to roll out the dough for baklava
ballamak - to mix with honey
ballı - contains honey
bandırmak/banmak - to dip (something) into
bardak - glass
bayat - stale
beşeml - béchamel sauce
beze - lump of dough
bıcak - knife
bırak - leave
biberlemek - to pepper
biberli - peppered/peppery
birinci - first
biraz - little
bol yağda kızartma - deep fried
buğulama - steamed
büyük - big
cevizli - with walnut
çabucak - quickly
çabuk pişer - fast-cooking
çavdarlı - with rye
çay bardak - tulip shaped tea cup
çatal - fork
çeşitler - varieties
çeyrek - quarter
çıban - boil
çifte kavrulmuş - double roasted
çıkolalalı - chocolate flavoured/with chocolate
çırpma - scrambled (egg)
çızbız - sizzling
çiğ - raw
çoklu paket - multipack
çok pişmiş - overdone
çok soslu - highly seasoned
çok yavaş - very slow
daha - more
dakika - minute
dilim - slice
dilimlenmış - sliced
dilimli - sliced
doldurulmuş - stuffed
dondurulmuş - frozen
donmuş halinde pirşiriniz -
dönmek - to turn
duble - double
ekmek kırıntıları ile kızartılmış - breaded
ekşi - sour (taste)
en sıcak - hottest
evde yapılmış - homemade
falan - roughly
fırın - oven
fırında pişmiş - baked
fıstıkı - nutty
garnitür - garnish/trimming
gazlı - carbonated
gazoz - lemonade
gazsız - non-carbonated
glütensiz - gluten-free
gramlık - per gram
hafif - light (sauce, etc)/mild (flavour)
iki kişilik - for two
iyi pişmiş - well-done
ılık - warm
ızgara - grilled
kahvaltı - breakfast
kahveli - coffee flavoured
kapat - cover
kaplı - covered/coated
karaşık - mixed
katı - hard-boiled (egg)
kaymaklı - creamy
keskin - sharp (flavour)
kez - time
kilo - kilogram
kiremitte - baked
kisi - person
kıyılmış - minced
kıymalık - suitable for mincing (as in meat)
kızarmış - to toast
kızarmış küçük ekmek parçaları - gratin
kızartılmış - roast
kızartma - fried
kızgın yağda ve suda pişirilen biftek - pot roast
kolay - easy
küçük - small
kuru - dry
limonlu - lemon flavoured
mevsim - season
mevsim göre - according to season
meyve yahni - stewed fruit
meze - snack
mezeler - appetizers
mikrodalga - microwave
miktarın dörtte biri - quarter of the amount
net ağırlık - net weight
olgun - ripe
orta - medium
orta boy - medium sized
ortada - in the centre
ölçü - measurement
öğle yemeğı - lunch
pişirme önerileri - cooking instructions
pişmiş et - cooked meats
plastik ambalaj kağıdı - cling film
porsiyon - portion
rafadan - soft-boiled (eggs)
rendelenmiş - grated
saat - hour
sade - without/plain/non-carbonated(still)
sahanda - fried (egg)
sandöviç - sandwich
sek - very dry (wine)/ neat (spirits)
serin - cool
serin bir yerde saklayınız - keep in a cool place
sert - hard
sıcak - hot
sıvı yağda - in oil
sirke salamurası - marinated in vinegar
soğuk - cold/chilled
soğuk içkiler - cold drinks
soğuk tabak - cold dish
soğuk servis yapınız - best served chilled
soğutulmüş - chilled
son kullanma tarihi - use-by-date
son satış tarihi - sell-by-date
sos - sauce
soslu - cooked in sauce
sote - sautéed
suda erir - dissolve in water
sufle - soufflé
sunma önerileri - serving suggestions
sürahi - jug of water
süt ürünleri - dairy products
şekerli - with sugar
şekerpare - sweet pastry
şekersiz - without sugar
şekil - shaped (as in köfte)
şimdi - now
şişe - bottle
şişlenmiş - skewered
tarıf - recipe
tatlandırıcı - sweetner
tatlandırma - flavouring
tatlı - dessert
tava - fried/frying pan
taze - fresh
turunç suyu - bitter orange juice
turşu - pickle
tütsülenmiş - smoked
tuzlı - with salt
tuzlu - salted
tuzsız - without salt
ucuz - cheap
un ve yumurta içinde sosunda - fried in batter
un ve yumurta sosunda - in batter
vejetaryenler için uygunder - suitable for vegetarians
veya - or
yağ içerigi - fat content
yağlı - fatty
yağsız - fat-free
yahni - stew/stewed
yapay tatlandırıncı - artificial sweetner
yarım - half
yarım şişe - half bottle
yavaş - slowly
yemek - meal
yulaf - oat
zaman - time
zengin - (rich as in sauce)
zeytinyağlı - cooked with olive oil

No comments:

Post a Comment